Bu çalışma Gılgamış Destanını’ı günümüz ekoloji krizi çerçevesinde ele alır. Destanın ana izleğinin insanın tabiattan kopması ve medeniyetini tabiatın üstesinden gelerek kurması olduğunu söyler. Yazar bu izleğin destanda farklı ikilikler üzerinden nasıl devam ettirildiğini gösterir: insan-hayvan, medeniyet-tabiat, kent-orman, kültür-doğa, yaratan-yaratılan gibi. Yazı bu ekoeleştirel okumayı yaparken okuyucuyu tarihsellikten değil, kapitalizmin ve modernitenin kendi istisnacılığından uzaklaştırmak amacındadır. Bizi ilerlemeye, kalkınmaya ve yeniliğe inandıran modern zaman ideolojisine karşı, farklı ölçeklerde de olsa bin yıllardır aslında benzer pratikleri ve düşünce yapısını, Agamben’in deyişiyle hümanizmin antropolojik makinesini, nasıl yeniden ürettiğimizi sorgular. Gılgamış destanının ekoeleştirel açıdan metin analizini yaparken, günümüz siyaset felsefesinin aslında arkaik düşünce kalıplarına dayandığıdını da gösterir. Politik otoritenin kökeninde yetişme-doğa mitik karşıtlığına mutlak bir inanç vardır. Bir başka deyişle politik egemenlik her şeyden önce doğal dünya üzerine insanın mutlak hakimiyeti fikrine dayanır. Bu yazı, insanlık tarihinin en eski edebi metni kabul edilen Gılgamış Destanı’nda, bu düşüncenin arkaik temellerini ve edebiyata özgü bir çok-seslilikle bu düşüncenin hem övülüşünü hem de yerilişini bulabileceğimizi kanıtlar.

Gılgamış Destanı ve Siyasi Egemenliğin Ekolojik Temelleri / Özen Nergis Dolcerocca. - In: COGITO. - ISSN 1300-2880. - STAMPA. - 93:(2019), pp. 24-35.

Gılgamış Destanı ve Siyasi Egemenliğin Ekolojik Temelleri

Özen Nergis Dolcerocca
Primo
2019

Abstract

Bu çalışma Gılgamış Destanını’ı günümüz ekoloji krizi çerçevesinde ele alır. Destanın ana izleğinin insanın tabiattan kopması ve medeniyetini tabiatın üstesinden gelerek kurması olduğunu söyler. Yazar bu izleğin destanda farklı ikilikler üzerinden nasıl devam ettirildiğini gösterir: insan-hayvan, medeniyet-tabiat, kent-orman, kültür-doğa, yaratan-yaratılan gibi. Yazı bu ekoeleştirel okumayı yaparken okuyucuyu tarihsellikten değil, kapitalizmin ve modernitenin kendi istisnacılığından uzaklaştırmak amacındadır. Bizi ilerlemeye, kalkınmaya ve yeniliğe inandıran modern zaman ideolojisine karşı, farklı ölçeklerde de olsa bin yıllardır aslında benzer pratikleri ve düşünce yapısını, Agamben’in deyişiyle hümanizmin antropolojik makinesini, nasıl yeniden ürettiğimizi sorgular. Gılgamış destanının ekoeleştirel açıdan metin analizini yaparken, günümüz siyaset felsefesinin aslında arkaik düşünce kalıplarına dayandığıdını da gösterir. Politik otoritenin kökeninde yetişme-doğa mitik karşıtlığına mutlak bir inanç vardır. Bir başka deyişle politik egemenlik her şeyden önce doğal dünya üzerine insanın mutlak hakimiyeti fikrine dayanır. Bu yazı, insanlık tarihinin en eski edebi metni kabul edilen Gılgamış Destanı’nda, bu düşüncenin arkaik temellerini ve edebiyata özgü bir çok-seslilikle bu düşüncenin hem övülüşünü hem de yerilişini bulabileceğimizi kanıtlar.
2019
Gılgamış Destanı ve Siyasi Egemenliğin Ekolojik Temelleri / Özen Nergis Dolcerocca. - In: COGITO. - ISSN 1300-2880. - STAMPA. - 93:(2019), pp. 24-35.
Özen Nergis Dolcerocca
File in questo prodotto:
Eventuali allegati, non sono esposti

I documenti in IRIS sono protetti da copyright e tutti i diritti sono riservati, salvo diversa indicazione.

Utilizza questo identificativo per citare o creare un link a questo documento: https://hdl.handle.net/11585/830676
 Attenzione

Attenzione! I dati visualizzati non sono stati sottoposti a validazione da parte dell'ateneo

Citazioni
  • ???jsp.display-item.citation.pmc??? ND
  • Scopus ND
  • ???jsp.display-item.citation.isi??? ND
social impact